23 Temmuz 2011 Cumartesi

BOĞAZ

Bugun istanbula geldim.Uzun bir aradan sonra burda olmak cok guzel.Her geldigimde degisen farklilasan birseyler oluyor.Onlara hayretle bakmaktan yorgunlugumu uzerimden atmaya firsat bulamadim.İlk olarak atasehirde harika bir menuyle karnimizi doyurduktan sonra bogaza karsi caylarimizi yudumladik.

7 Şubat 2011 Pazartesi

C&A dan aldığım indirimdeki siyah çorapları süsledim.
En sevdiğim uğur böceklerinden yapıştırdım,küçük boy uğurböceklerim kalmadığı için ikisinide aynı boy yaptım.
  Bu çoraplarıda tüğ ve kurdalelerle süsledim.çıt çıtlı yaptımki yıkanırken sorun olmasın diye.

10 Ocak 2011 Pazartesi

PAZAR.

Pazar günü markete doğru giderken bir korna çaldı arkamdan, döndüm bir baktım Fulya hanım.Attı beni arabasına ve güzel bir Talas turu attık ve bir sürü fotoğraf çektik ikimizde.Hatta Anayurt mezarlığına bile gittik fotoğraf çekmek için. :D işte o günden ilk kare.

8 Ocak 2011 Cumartesi


KAR...

Sabah kalktım ve akşamdan başlayan karın hiç durmadan yağıp yurdun etrafını bembeyaz yaptığını görünce dayanamayıp aldım makinamı elime ve doğruca attım kendimi dışarı.Bunlar sadece 2 tanesi diğerlerini de elden geçirip ekleyeceğim elbette.Fotoğraf çekmeyi en çok karlı günlerde seviyorum nedendir bilinmez ama fotoğraf karesine en yakışan rengin beyaz olduğunu düşünüyorum.Umarım beğenirsiniz.




4 Ocak 2011 Salı



    Bazen çok uzaklara gitmek istiyorum başımı alıp yalnızlığa doğru koşmak istiyorum.Her gidiş bir kaçış değildir aslında.Ben sadece nefes almayı özledim.3 hafta sonra tatilim başlıyor ve ben gerçekten bana yakışır bir tatil planladım bile.Hiç bir şeyin bu planımı bozmasına izin vermek istemiyorum.Gittiğim her yerin fotografın çekicem ve döndüğümde birsürü fotografın olucak.Şimdiden nefes almaya yeniden başlamak için sabırsızlanıyorum;)

27 Aralık 2010 Pazartesi



      Denizin yanı başında olmak nedir bilir misin?Canın her yandığında ona doğru koşmak,onu her gördüğünde istemsizce duygulanmak nedir bilir misin?

      Sabah yada akşam fark etmiyor onun sesini duymak için.Onun sesine kulak vermenin tek yolu biraz hüzün biraz efkar.Her derdin çaresi vardır, her çarede burada buluşuyor.Onu uzaktan görmek bile yetiyor insana.Güneş doğarken mavinin kızılla randevusunu merakla beklersin ya Güneş batarkende aynı kızıllık daha ateşli daha kışkırtıcı bekler seni.Öyle biran gelir ki bu randevuda mavilik tamamen kendini kızılın kollarına bırakır.İşte o anda  öfke ve kızgınlıklarda zirveye oturur ama yavaş yavaş kızıllık terk ederken maviliği  bütün öfkeni bütün kızgınlığını sende bırakırsın serin sulara.
    
      Eğer sende şanslıysan maviliğe koş o seni asla reddetmez.